Oyuk Tepeler ve Tuatha Dé Danann: Büyünün Yeraltına Çekilişi

Kelt mitolojisinde ışık ırkının yeraltı höyüklerine (Sidhe) çekilişi: Dünyevi büyünün kayboluşu ve gölge katmanında saklanan kadim idrak.
I.Eski Tanrıların Kayboluşu
Kelt mitolojisinin (Özellikle İrlanda mitosunun) en ihtişamlı ve hüzünlü hikayelerinden biri, kadim ve büyülü tanrısal ırk olan Tuatha Dé Danann'ın akıbetidir. Doğaya, sanatlara ve mistik güçlere (Awen) hükmeden bu altın ırk, sıradan ölümlüler (Milesianlar - bugünün insanları) İrlanda'ya ayak bastığında onlarla kanlı bir savaşa girmez. Bunun yerine, felsefi ve mistik bir boyun eğişle, dünyanın yüzeyini insanlara bırakır ve ebediyen Sidhe (Mezar Höyükleri / Oyuk Tepeler) denilen yeraltı sığınaklarına çekilirler.
“Zarafet ve büyü, kılıçların gürültüsüyle savaşılamayacak kadar narin, ama yenilmeyecek kadar kadimdir. Büyü ölmedi; sadece gürültüden nefret ettiği için yeraltına çekildi.”
Zamanla bu muazzam tanrılar, insanların anılarında küçülerek Aos Sí (Periler) efsanelerine dönüştü. Ezoterik ve psikolojik doktrinde bu hikaye, masalsı bir peri masalı değil, insanlığın ve insan zihninin trajik bir evriminin psikolojik haritasıdır. Rasyonel zihin (insanlar) dünyayı ele geçirdiğinde, sezgisel, vahşi ve simyasal olan her şey (Tuatha Dé Danann) bilinçdışının oyuk tepelerine gömülmek zorunda kalmıştır.
II.Rasyonalitenin İstilası ve Büyüsüzleşme (Disenchantment)
Max Weber'in "Dünyanın Büyüsüzleşmesi" (Disenchantment of the World) olarak adlandırdığı sosyolojik durum, mitolojideki bu geri çekilmenin tam karşılığıdır. Modern çağın Milesianları; fabrikalarıyla, dijital ekranlarıyla, rakamlarıyla ve yüzeysel gerçeklikleriyle zihnin tüm yüzeyini işgal etmiştir. Rasyonel zihin, her şeyi hesaplamak, kategorize etmek ve aydınlatmak ister.
Ancak Tuatha Dé Danann aydınlıkta (rasyonalitenin sert ışığında) yaşayamaz; onlar sislerin, gölgelerin, sezgilerin ve o karanlık gotik estetiğin çocuklarıdır. Bu yüzden modern insan, hayatında bir boşluk, bir melankoli ve bir "Nigredo" (Simyasal karanlık) hisseder. Çünkü zihnindeki en yüce, en sanatsal potansiyel olan o kadim tanrısal ırk, rasyonalitenin gürültüsü yüzünden derin bir sessizliğe (yeraltına) gömülmüştür.
III.Sidhe (Oyuk Tepeler): Bilinçdışının Mabedi
İrlanda kırsalındaki yeşil tepeler (Sidhe), dışarıdan bakıldığında sıradan çim tepecikleri veya eski mezarlardır. Fakat mitolojiye göre bu tepelerin içi, müzik, ziyafet, sonsuz ilham ve büyünün hiç sönmediği devasa altın saraylarla doludur.
Carl Jung'un perspektifiyle baktığımızda, Sidhe doğrudan Bilinçdışıdır. Yüzeydeki (Bilinç) hayatımız ne kadar sıradan, yorgun ve rasyonel görünürse görünsün; hemen o yüzeyin altında devasa, ihtişamlı ve mistik bir saray dönmektedir (Makrokozmos ve Mikrokozmos). Birey (özellikle bir sanatçı veya filozof), dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşıp zihinsel bir inzivaya (Avalon/Nemeton) çekildiğinde, bu oyuk tepelerin kapılarını aralar. Yaratıcılık, o karanlık saraylarda hapsolmuş tanrılarla yeniden diyalog kurma eylemidir (Shadow Work).
IV.Unutulanın İntikamı ve Gölge Çalışması
Efsaneler, yeraltına çekilen Aos Sí ırkının, onlara saygı göstermeyen ve tepelerini tahrip eden ölümlülere korkunç bedeller ödettiğini (Nigredo / Yıkım) anlatır. Bazen ölümlüleri kendi dünyalarına kaçırırlar ve o kişi gerçek dünyaya döndüğünde yüzlerce yıl geçmiş olur.
Psikolojik simyada, içimizdeki o vahşi ve sezgisel doğayı (Gölge'yi / Tuatha Dé Danann'ı) tamamen bastırırsak, bu enerji zamanla zehirli bir nevroza dönüşür. Zihin, yeraltına gömdüğü tanrıları beslemek zorundadır. Onlara (kendi içsel potansiyelinize, sezgilerinize, okült korkularınıza) felsefi bir saygı duymalı, onlarla bilinçli olarak yüzleşmelisiniz. Gölge (Shadow Work), sadece şeytani arzularımız değil, aynı zamanda bastırdığımız en ilahi potansiyelimizdir (Altınımızdır).
V.Büyük İnziva ve Felsefenin Sessizliği
Büyüsel ve felsefi arayışın nihai ufku budur: Büyü, sanat ve derin felsefe; modern dünyanın gürültülü meydanlarında, sosyal medyanın yüzeysel kalabalıklarında yapılamaz. Gerçek güç, Tuatha Dé Danann gibi gerektiğinde yenilgiyi değil, "İnzivayı" (Retreat) seçmektir.
Zihninizin yüzeyini modern çağın istila etmesine izin verin; bırakın savaşsınlar. Siz kılıcınızı bırakın ve içinizdeki oyuk tepelere (Sidhe) çekilin. Çünkü rasyonalitenin krallıkları yıkılıp toza karıştığında, yeraltındaki altın saraylarda hala eski şarkılar söyleniyor olacak. Dünyanın en karanlık ve yalnız zamanlarında, zihninizin yeraltı sarayına inmeye (Katabasis) cesaret edin. Orada, unuttuğunuz tanrısal parçalarınızla (Felsefe Taşı ile) karşılaşacaksınız.